Küme tipi baş ağrısı, şiddetli ve dayanılmaz bir ağrıdır
Baş ağrısının kan damarlarımızı etkileyen bazı sinirlerin aktifleşmesi ve beyne ağrı sinyali iletmesiyle oluştuğu düşünülmektedir. Baş ağrısının migren, nevralji (elektrik çarpması şeklinde tarif edilen), gerilim tipi (uzun süre devam eden, akşam saatlerine doğru artan), gök gürültüsü tipi (ani ve çok şiddetli, beyin görüntüleme yöntemlerini gerektiren), sinüzite bağlı, yüksek tansiyona bağlı ve küme tipi olmak üzere çeşitleri vardır.
Küme tipi baş ağrısı; bir gözün çevresinde, arkasında veya başın tek tarafında başlayıp bütün yüz bölgesine yayılabilen şiddetli ve dayanılmaz bir ağrıdır. Ağrının yanı sıra göz yaşarması, gözde kızarıklık ve şişlik, burun akıntısı veya tıkanıklığı, göz kapağında düşüklük, yüzde kızarma veya solgunluk, uykusuzluk, huzursuzluk, ışık hassasiyeti gibi belirtileri de vardır.
Özellikle genç ve orta yaş grubundaki kişilerde görülen küme tipi baş ağrısında; üç saate kadar uzayabilen, günde birkaç kez tekrarlayabilen, genelde geceleri ortaya çıkan şiddetli ağrı atakları dönemini ağrısız dönem izler. Bu dönemler aylarca sürebilir. Ağrının belli dönemlerde toplanması nedeniyle bu baş ağrısı türüne “küme” ismi verilmiştir.
Küme tipi baş ağrısının risk faktörleri nelerdir?
Küme tipi baş ağrısı kadınlardan çok erkeklerde, daha çok genç ve orta yaş grubunda görülür. Sigara ve alkol kullanımı bu ağrı türü için risk faktörleri arasında yer alır. Diş rahatsızlıkları (yanlış kanal tedavileri, yirmilik dişler vb.), uyku düzensizliği, sağlıksız beslenme, kafa travması veya cerrahisi geçirmiş olmanın yanı sıra kalıtsal sebepler de diğer risk faktörlerindendir.
Küme tipi baş ağrısının tedavisi nasıl yapılır?
Teşhiste ilk adım nöroloji uzmanının hasta öyküsünü dinlemesi, ataklarının şiddetini ve aralığını, aynı zamanda ağrıya eşlik eden diğer belirtileri öğrenmesidir. Ayrıca baş ağrısının altında yatan sebepleri dışlamaya yönelik olarak çeşitli görüntüleme araçları (MRI, CT), beynin elektriksel aktivitesini ölçen EEG (elektroensefalografi) ve kan testinden yararlanılabilir. Herhangi başka bir hastalık yoksa küme tipi baş ağrısı tanısı konulabilir. Baş ağrısının tedavisinde hekimler ağrı kesici ilaçlar, kas gevşetici ilaçlar, bazı durumlarda antidepresanlar önerebilir. Fizyoterapi ve psikoterapi gibi yöntemler, uykudan beslenmeye, egzersizden stres yönetimine kadar yaşam değişikleri de öneriler arasında yer alabilir. Bu tedavilerde amaç ağrının şiddetini azaltmaya ve ağrı ataklarının aralığını uzatmaya yöneliktir.
Biorezonans terapisi, küme tipi baş ağrısının çözümünü destekler
Küme tipi baş ağrısında, biorezonans terapisinin ağrı sebeplerini ortaya çıkarma ve ağrıyı giderme yönünde destekleyici ve önemli bir rolü vardır. Bir yandan ağrı üzerinde çalışılırken, öte yandan virüs, bakteri, toksin, alerji gibi yükler vücuttan atılır. Vücudumuzun ağrıyan bölgesinden algılanan frekanslar normalden farklıdır. Bu frekanslar, biorezonans terapisi ile temizlendiğinde ağrı ortadan kalkar, sistemin bir bütün olarak ele alınması ve üzerinde birikmiş yükün temizlenmesi vücutta ağrıya yol açan problemin iyileşmesini hızlandırır.
Sıkça sorulan sorular
Küme tipi baş ağrısı, bir göz çevresinde, arkasında veya başın tek tarafında başlayan, şiddetli ve dayanılmaz bir ağrıdır. Ağrı, göz yaşarması, gözde kızarıklık ve şişlik, burun akıntısı veya tıkanıklığı, göz kapağında düşüklük, yüzde kızarma veya solgunluk, uykusuzluk, huzursuzluk ve ışık hassasiyeti gibi belirtilerle birlikte görülebilir. Genellikle gece saatlerinde ortaya çıkar ve üç saate kadar sürebilir.
Küme tipi baş ağrısı, kadınlardan çok erkeklerde, özellikle genç ve orta yaş grubunda daha sık görülür. Sigara ve alkol kullanımı, diş rahatsızlıkları (yanlış kanal tedavileri, yirmilik dişler vb.), uyku düzensizliği, sağlıksız beslenme, kafa travması veya cerrahisi geçirmiş olma ve kalıtsal faktörler bu ağrı türü için risk faktörleri arasında yer alır.
Biorezonans terapisi, küme tipi baş ağrısının çözümünü destekler. Ağrı üzerinde çalışırken, vücuttaki virüs, bakteri, toksin ve alerji gibi yükler temizlenir. Vücudun ağrıyan bölgesinden algılanan frekanslar normalden farklıdır; bu frekanslar biorezonans terapisi ile temizlendiğinde ağrı ortadan kalkar. Sistemin bir bütün olarak ele alınması ve üzerindeki birikmiş yükün temizlenmesi, vücutta ağrıya yol açan problemin iyileşmesini hızlandırır.
