Alerji Tedavisinde Neden Akla İlk Biorezonans Gelmeli?
Alerji hastalıkları söz konusu olduğunda biorezonans terapisini birinci sıraya koymak lazım. Neden derseniz?.. Bizzat yaşamış bir insan olarak bundan rahatlıkla bahsedebiliyorum; biorezonans hem alerjilerin teşhisinde hem tedavisinde çok önemli katkılar sunan bir yöntem.
Alerji söz konusu olduğunda hastayı biorezonans tedavisiyle ilişkilendirmek gerekiyor.
Sıkça sorulan sorular
Biorezonans terapisi; başta polen, ev tozu akarı ve evcil hayvan tüyleri gibi solunum yolu alerjileri olmak üzere, besin alerjileri (süt, glüten vb.) ve ciltte görülen alerjik reaksiyonların teşhis ve tedavisinde yaygın olarak kullanılmaktadır.
Evet, tamamen güvenlidir. Biorezonans tedavisinde vücuda herhangi bir kimyasal ilaç ya da radyasyon verilmez. Tamamen doğal frekanslar kullanıldığı için hiçbir yan etkisi yoktur; bebeklerde ve hamilelerde bile güvenle uygulanabilir.
Geleneksel yöntemlerin aksine ciltte çizme veya iğne batırma gibi ağrılı işlemler yapılmaz. Kişinin vücuduna yerleştirilen elektrotlar sayesinde, şüphelenilen yüzlerce alerjen maddenin frekansı vücuda gönderilir ve vücudun verdiği hücresel yanıtlar ölçülerek alerjinin kaynağı tespit edilir.
Seans sayısı kişinin genel sağlık durumuna, alerjinin türüne ve ne kadar süredir devam ettiğine bağlı olarak değişiklik gösterir. Genellikle haftada bir yapılan 4 ila 8 seanslık bir kür sonrasında çok ciddi ve kalıcı rahatlamalar gözlemlenmektedir.
Biorezonans terapisinin temel amacı, vücudun alerjen maddeye karşı gösterdiği aşırı ve hatalı bağışıklık tepkisini (frekans düzeyinde) nötrlemektir. Bu sayede vücut, alerjen maddeyi artık bir "düşman" olarak görmemeye başlar ve alerjik semptomlar büyük oranda ya da tamamen ortadan kalkabilir.
