Araştırmalara göre ölümlerin yüzde 12-13’ü ani ölüm olarak gerçekleşiyor ve bunların yarısı da kalp ve damar hastalıkları (özellikle kalp krizi) nedeniyle gelişiyor. Bu durum da kalp ve damar hastalıklarını, ani ölüm nedenleri arasında birinci sıraya yükseltiyor. Öyle ki dünyada her yıl yaklaşık 20 milyon kişi kalp ve damar hastalıkları nedeniyle ölüyor. TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) 2022 verileri ise ölüm nedenlerinin yüzde 35’inin dolaşım sistemi hastalıkları olduğunu, dolaşım sistemi hastalıklarından kaynaklı ölüm nedenleri incelendiğinde ölenlerin yüzde 42,3’ünün iskemik kalp hastalıklarından, yüzde 23,5’inin diğer kalp hastalıklarından yaşamını kaybettiğini ortaya çıkarıyor.
Kalp ve damar hastalıkları nelerdir?
Kalp ve damar hastalıklarını doğuştan gelen kalp hastalıkları, koroner arter hastalığı, kalp ritmi sorunları nedeniyle oluşan kalp hastalıkları, kalp karıncıklarının genişlemesi (dilate kardiyomiyopati), kalp kası hastalığı (miyokard enfarktüsü), kalp yetmezliği olarak belirtebiliriz.
Kalp ve damar hastalıklarının gelişme nedenlerini ise ilerlemiş yaş, genetik faktörler, fazla kilo ve obezite, sağlıksız ve dengesiz beslenme (özellikle yağ, tuz, şeker tüketimi, hazır gıdalar), hareketsiz yaşam, sigara kullanımı, yoğun stres olarak sıralamak mümkündür. Bunların yanı sıra yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, şeker hastalığı, anemi, kronik akciğer hastalığı, romatizma, iç salgı bezlerindeki bozukluklar da kalp ve damar hastalıklarına neden olabilmektedir.
Kalp ve damar hastalıklarının belirtileri nelerdir?
Kalp ve damar hastalıklarının belirtileri şunlardır:
- Göğüs ağrısı
- Göğüste sıkışma
- Göğüste tıkanma
- Taşikardi (hızlı kalp atışı) veya bradikardi (yavaş kalp atışı)
- Nefes darlığı
- Üst karın, sırt, boğaz, boyun, çene bölgelerinde ağrı
- Bacaklarda ya da kollarda ağrı, uyuşma
- Halsizlik ve çabuk yorulma
- Baş dönmesi
- Bayılma veya bayılma hissi
- Solu gri veya mavi ten rengi
- Kuru ve inatçı öksürük…
Tedavi nasıl yapılır?
Kalp ve damar hastalıklarının tedavisinde -hastalığın durumuna göre- farklı yöntemlerden yararlanılabilir. İlk yöntem ilaçla tedavidir. İkinci yöntem anjiyodur; bilindiği gibi bu yöntem kasık veya kol damarlarından girerek uygulanır. Balon yönteminde kalp damarlarındaki darlıklar anjiyo sırasında açılır. Bu yöntemler yeterli gelmediğinde bypass ameliyatı uygulanır. Bunların yanı sıra pil tedavisinden de yararlanılabilir.
Kalp hastalarına gündelik yaşamlarında değişiklikler yapmaları önerilir: Sigara ve alkol kullanmamak, kilo vermek veya kiloyu korumak, egzersiz yapmak, sağlıklı ve dengeli beslenmeye önem vermek, stresten ve yorucu işlerden uzak durmaya çalışmak bunlardan bazılarıdır. Düzenli check-up yaptırmak da önemlidir; özellikle ailesinde kalp ve damar hastalığı olanlara erken yaşlardan itibaren check-up’a girmesi önerilmektedir.
Biorezonans terapisi ile kalp ve damar hastalıkları tedavisine başlamadan önce hastadan alınan bir damla kanla biorezonansa özel test yapılır; bu şekilde kalp ve damar hastalıklarına neden olan faktörler tespit edilir. Elde edilen sonuçlara göre biorezonans cihazıyla tedavi gerçekleştirilir. Biorezonans terapisi; öncelikle virüsler, bakteriler, mantarlar, parazitlerle zayıflamış olan bağışıklık sistemini güçlendirir. Vücutta negatif etki yaratan bu etkenler, frekanslarla temizlenir ve böylelikle hücrelerin bilgi alışverişi eski düzenli haline getirilir. Vücuda zarar veren etkenlerin yarattığı olumsuz frekanslar ortadan kaldırıldığında iyileşme de sağlanır. Biorezonans terapisinin ayrıca, kalp ve damar hastalıklarının gelişmesine neden olan fazla kilo ve obezite, sigara bağımlılığı, stres gibi faktörler üzerinde de olumlu etkileri vardır.
Sıkça sorulan sorular
Kalp ve damar hastalıkları; doğuştan gelen kalp hastalıkları, koroner arter hastalığı, kalp ritmi sorunları, kalp kası hastalığı (miyokard enfarktüsü), kalp yetmezliği gibi durumları içerir. Bu hastalıkların gelişmesinde yaş, genetik faktörler, obezite, sağlıksız beslenme, hareketsiz yaşam, sigara kullanımı ve stres gibi etkenler rol oynar.
Bu hastalıkların belirtileri arasında göğüs ağrısı, sıkışma hissi, nefes darlığı, çabuk yorulma, baş dönmesi, bayılma hissi, bacaklarda ağrı, halsizlik, hızlı veya yavaş kalp atışı ve soluk ten rengi yer alır.
Biorezonans terapisi, kalp ve damar hastalıklarının tedavisinde ilaçsız bir destek sunar. Öncelikle hastadan alınan bir damla kanla yapılan testle hastalığa neden olan faktörler belirlenir. Ardından, biorezonans cihazıyla bu etkenlere yönelik frekans terapisi uygulanır. Bu yöntem, bağışıklık sistemini güçlendirir, vücutta birikmiş toksinleri temizler ve kalp-damar sağlığını iyileştirmeye yardımcı olur.
