Biorezonans Terapisi ile Güneş Alerjisi Tedavisi
Güneş alerjisi, güneşlenme keyfinizi bozmasın!
Yaz aylarının büyük keyfi güneşlenmek, bazılarımız için tatsız bir sorunu da beraberinde getirebiliyor: Güneş alerjisi. Nedeni tam olarak bilinemese de güneş alerjisinin genetik faktörler, çevresel koşullar ve kullanılmakta olan bazı ilaçlar sebebiyle geliştiği düşünülüyor. Alerji nedeniyle kişinin vücudunda güneşe çıktığında çeşitli reaksiyonlar oluşuyor. Bu durumu aşırı duyarlılık sonucu gelişen reaksiyonlar olarak nitelendirmek de mümkün.
Güneş alerjisi nedeniyle gelişen reaksiyonları şu şekilde sıralayabiliriz:
- Kızarıklık: Güneş alerjisi olan kişilerin cildinde güneşe çıktıktan kısa bir süre sonra kızarıklıklar görülüyor.
- Kaşıntı: Kızarıklıklara genelde rahatsız edici boyutta bir kaşıntı da eşlik edebiliyor.
- Şişlik: Genel olarak tüm vücutta ama çoğunlukla yüzde, ellerde ve ayaklarda şişlik oluşabiliyor.
- Yanma: Güneşe maruz kalındığında cilt üzerinde yanma hissi yaşanabiliyor.
- Halsizlik: Güneş alerjisi kişide genel halsizlik ve baş ağrısı da geliştirebiliyor.
- Kabarcık: Güneşe uzun süre maruz kalınırsa cilt üzerinde içi sıvı dolu kabarcıklar oluşabilir. Bunlar patladığında yaraya dönüşür.
Güneş alerjisi ile güneş yanığı aynı şey değildir!
Daha çok kadınlarda görülen güneş alerjisi farklı şekillerde gelişebiliyor. Bazı kişilerde güneş alerjisinin gelişmesi için sadece birkaç dakika bile güneş ışığına maruz kalması yeterli olabiliyor; nadir görülen bu durum güneş ürtikeri olarak adlandırılıyor. Bazılarında ise reaksiyonlar güneş ışığına maruz kaldıktan birkaç saat sonra ortaya çıkıyor; daha yaygın bu durum polimorfik ışık patlaması (güneş zehirlenmesi) şeklinde tanımlanıyor. Bir başka güneş alerjisi türü olan fotoalerjik reaksiyon ise kişinin cildine uyguladığı bir kimyasal ile güneş ışığının etkileşimi nedeniyle oluşuyor.
Güneş alerjisi, güneş yanığıyla da karıştırılabiliyor. Oysa ikisi farklı sorunlar. Güneş yanığı, herhangi bir güneş koruyucusu kullanmadan uzun süreli olarak güneş ışığına maruz kalmanın sonucunda cildin yanmasıdır. Şiddetli güneş yanıkları, ilerleyen dönemlerde cilt kanserine ve cilt yaşlanmasına sebebiyet verebiliyor.
Tedavisi nasıl yapılıyor?
Güneş ışığına maruz kalma nedeniyle oluşan reaksiyonların büyük bölümü, güneşe çıkma bırakıldıktan sonraki bir ila 24 saat içinde ortadan kalkabiliyor. Güneş alerjisinin tedavisi, reaksiyonların hafifletilmesine yönelik önlemler uygulanmasını içeriyor. Güneş ışığının en yoğun olduğu saatlerde güneşe çıkmamak, yüksek koruma faktörlü güneş koruyucular sürmek, gölgeli alanlarda (ağaç altı, şemsiye altı gibi) oturmak, güneşten koruyucu giysiler giymek, şapka ve gözlük takmak gibi tedbirler uygulamak mümkün. Alerjiyi hafifletmek için antihistaminik ilaçlar kullanılabiliyor.
Bunun yanı sıra pek çok alerjide olduğu gibi güneş alerjisinin tedavisinde de biorezonans terapisinden yararlanılabiliyor. Alerjilerin tedavisinde yüzde 85-90’lara varan bir başarısı olan biorezonans terapisi, güneş ışınlarından etkilenerek bağışıklık sistemini zayıflatan alerjen maddelerin vücuttaki patolojik frekansını sıfırlıyor ve ayrıca vücuda güçlendirilmiş normal frekanslar iletiyor.
Sıkça sorulan sorular
Güneş alerjisi, cildin güneş ışığına maruz kaldığında aşırı duyarlılık göstererek reaksiyon vermesidir. Belirtileri arasında;
• Güneşe çıkıldıktan kısa süre sonra ciltte kızarıklık, kaşıntı ve yanma hissi,
• Yüz, eller ve ayaklarda şişlik,
• İçi sıvı dolu kabarcıklar (özellikle uzun süre güneşe maruz kalındığında),
• Halsizlik ve baş ağrısı gibi genel semptomlar yer alabilir.
Biorezonans terapisi, güneş alerjisine neden olan patolojik frekansları vücuttan uzaklaştırarak, bağışıklık sistemini güçlendirir ve normal frekansları vücuda ileterek alerjik reaksiyonları azaltır. Bu yöntem, alerjilerin tedavisinde %85-90 başarı oranına ulaşabilir.
Güneş alerjisini yönetmek için aşağıdaki önlemler ve tedavi yöntemleri önerilebilir:
• Güneş ışığının en yoğun olduğu saatlerde (10:00–16:00) güneşe çıkmamak,
• Yüksek koruma faktörlü güneş kremleri kullanmak,
• Güneşe çıkmadan önce antihistaminik ilaçlar almak,
• Soğuk duş almak ve rahatlatıcı kremler kullanmak,
• Biorezonans terapisi gibi alternatif tedavi yöntemlerini değerlendirmek.
