Kronik yorgunluk sendromu mu?
Yorgunluk, bitkinlik, güçsüzlük, uyuşukluk hissediyorsanız, konsantrasyonunuz son derece zayıfsa, uyku ve hafıza sorunları yaşıyorsanız, kaslarınızda, eklemlerinizde ve başınızda ağrı varsa kronik yorgunluk sendromuna yakalanmış olabilirsiniz. Biorezonans terapisi ile bu sorunlardan büyük ölçüde kurtulup kendinizi daha dinç ve keyifli hissedebilirsiniz.
Kronik yorgunluk sendromu nedir, belirtileri nelerdir?
Kronik yorgunluk sendromu, yaşadığımız modern çağın yarattığı bir hastalık. Nedeni tam olarak bilinmiyor, hatta fiziksel veya psikolojik nedenlerle mi oluştuğu hakkında da netleşme sağlanmış değil. Bununla birlikte bir merkezi sinir sistemi inflamasyonu olduğunu, bağışıklık sisteminin zayıflamasının, genetik faktörlerin, stresin, uyku bozukluğunun, yetersiz beslenmenin, bazı enfeksiyonların (vb.) bu hastalığın ortaya çıkmasını tetiklediğini belirten uzmanlar var.
Rahatsızlıkların 6 ay veya daha uzun sürmesi, dinlenmeyle geçmemesi durumunda kronik yorgunluk sendromundan söz edilebiliyor. Bu hastalık genellikle yoğun ve stresli çalışma yaşamına sahip olan, ağır mesai gerektiren işlerde çalışan kişilerde görülüyor. Kadınları, özellikle 30-50 yaş aralığında olanları daha fazla etkiliyor. Bazılarında hafif seyrederken kimi kişilerde yaşamlarını son derece olumsuz etkileyecek durumlara sebebiyet verebiliyor.
Belirtilerini arasında yukarıda da söz ettiğimiz gibi yorgunluk, bitkinlik, güçsüzlük, uyuşukluk, konsantrasyonun zayıflaması, uyku ve hafıza sorunları, şiddetli kas, eklem ve baş ağrıları var. Bunların yanı sıra kronik yorgunluk sendromunun diğer belirtilerini boğazda yanma ve ağrı, karın ağrısı, kalp çarpıntısı, enerji kaybı, mide bulantısı, kusma, bağırsak düzeninde bozulma, alkol intoleransı, ateşte yükselme, seslere ve ışığa karşı duyarlılık, huzursuzluk, depresyon, iş ve özel yaşam aktivitelerinde isteksizlik şeklinde sayabiliriz.

Teşhis ve tedavi nasıl yapılır?
Aslında kronik yorgunluk sendromunu direkt teşhis edecek özel bir test uygulaması mevcut değil. Bu nedenle teşhis, hasta öyküsü dinlendikten ve kronik yorgunluğa sebep olacak diğer hastalıklar elendikten sonra konuyor. Kronik yorgunluğun belirtilebilen bir zaman aralığında başlamış olması, 6 ay ve daha uzun süredir devam etmesi ve dinlenmeyle geçmemesi teşhisi koymakta önemli kriterlerdir.
Tedavi ise rahatsızlıkları azaltmaya yöneliktir. Ağrıları azaltmaya yönelik ilaç tedavisinin yanı sıra anksiyete ve depresyon için de ilaç tedavisi uygulanabilir. Vitamin ve mineral desteği sağlanabilir. Psikolog ve psikiyatra yönlendirme yapılabilir. Hastaya davranışsal terapi, egzersiz, stres azaltma ve uyku düzenleme teknikleri, sağlıklı beslenme uygulamaları, sosyal yaşama katılım, bir hobi edinme önerilir.
Biorezonans terapisi, kronik yorgunluk sendromuna neden olan “asıl sebebi” belirlemeye yardımcı olur. Bağışıklık sistemini düzenleyerek, vücudu her türlü toksin, virüs, bakteriden (vb.) arındırarak hastalığın semptomlarının azaltılmasını ya da tamamen ortadan kaldırılmasını sağlar.
Sıkça sorulan sorular
Kronik yorgunluk sendromu (CFS), en az 6 ay süren ve dinlenmeyle geçmeyen aşırı yorgunlukla karakterize edilen bir durumdur. Belirtiler arasında bitkinlik, güçsüzlük, uyuşukluk, konsantrasyon zayıflığı, uyku ve hafıza sorunları, kas-eklem ağrıları, baş ağrısı, boğazda yanma, mide bulantısı, kalp çarpıntısı, bağırsak düzeninde bozulma, alkol intoleransı, ateş yükselmesi, ses ve ışığa duyarlılık, huzursuzluk ve depresyon yer alır.
Biorezonans terapisi, kronik yorgunluk sendromunun altında yatan asıl sebebi belirlemeye yardımcı olur. Bağışıklık sistemini düzenleyerek, vücudu toksinler, virüsler ve bakterilerden arındırır, bu sayede hastalığın semptomlarının azaltılmasını veya tamamen ortadan kaldırılmasını sağlar.
Tedavi süresi kişiye ve yorgunluğun derecesine göre değişir. Genellikle birkaç seans sonrasında enerji artışı ve uyku kalitesinde iyileşme fark edilir, düzenli seanslarla kalıcı denge sağlanabilir.
