Gluten; buğday, arpa, çavdar ve yulaf tahıllarında bulunan elastik ve viskoz protein grubudur. Her ikisi de gluten protein grubuna bağlı olarak gelişen çölyak hastalığı ile gluten duyarlılığının (non-çölyak gluten duyarlılığı) belirtileri birbirine benzer, ikisinin de tedavisinde gluten içeren gıdaları tüketmemek gerekir. Bununla birlikte çölyak ile gluten duyarlılığı arasında farklar vardır. Toplumda görülme oranı yüzde 1 civarında olan çölyak, otoimmün ve genetik bir hastalıktır, ince bağırsağın glutene karşı geliştirdiği ömür boyu süren kronikleşmiş alerjisidir. Görülme sıklığı yüzde 20 civarındaki gluten duyarlılığı ise sonradan ortaya çıkar. Gluten, çölyak hastalığı olan kişilerde ince bağırsakta sindirimi sağlayan oluşumları (villüs) tahrip eder, sindirim ve besin emilimini etkiler. Gluten duyarlılığı olan kişilerin ince bağırsaklarında ise çölyakta olduğu gibi ciddi bir tahribat gelişmez.
Belirtileri nelerdir?
Yediğimiz gıdalar ince bağırsakta bileşenlerine ayrışır ve bağırsak mukozasından kana karışır. Vücudumuzun beslenmesi ince bağırsaktaki villüs oluşumlarınca sağlanır. Çölyak hastaları glutenli yiyecekler yediğinde bağırsak mukozasındaki alerji nedeniyle villüs oluşumları tahrip olur, azalır ve küçülür. Sonuç olarak gıdalar emilemez hale gelir. Karın bölgesinde öne doğru şişkinlik, kansızlık, dışkıda anormallik, büyük tuvalet ihtiyacının artması, kusma, iştahsızlık, ağız içinde oluşan ve geçmeyen aftlar, iştahsızlık, gaz şikayetleri, eklem ve kemik ağrıları, ciltte kaşıntılı döküntüler, denge kurmakta zorluk, şiddetli baş ağrısı, migren, göz kuruluğu, gece körlüğü, ağız kokusu, yemek borusu iltihabı, böbrek taşları, prostat enfeksiyonları, büyüme geriliği, ergenlik gecikmesi, depresyon çölyak hastalığının belirtileridir. Bu hastalığın tedavisi ömür boyu süren glutensiz sıkı bir diyettir. Ancak böylece düzleşen ince bağırsak yüzeyi normal şeklini alır ve işlevini geri kazanır. Diyet bozulup gluten çok az miktarda bile alınsa bağırsaklardaki tahribat tekrarlanır.
Gluten duyarlılığının belirtileri ise karın ağrısı, gaz, şişkinlik, hazımsızlık, kabızlık, ishal, baş ağrısı ve baş dönmesi, denge kaybı, eklem ve kas ağrısı, deri problemleri, yorgunluk, halsizlik, depresyon ve zihin bulanıklığıdır. Gluten duyarlılığı olan kişiler, gluten içeren yiyecekleri tüketmeyi bıraktığında semptomlar hafifler veya tamamen kaybolur.
Biorezonans terapisi gerek çölyak gerekse gluten duyarlılığının tedavisinde kullanılabilir. Bu terapiyle gluten alerjisi tedavi edilebilir, bağırsak florasının sağlıklı hale getirilmesi sağlanabilir ve diğer organlara destek tedavileri yapılabilir. Gluten alerjisinin tedavi edilmesi hastalığın şiddetini azaltabileceği gibi çölyak hastalığı ile karışan gluten duyarlılığında tam düzelme sağlayabilir. Genetik bozukluklar biorezonans terapisi ile düzeltilemez.
Sıkça sorulan sorular
Çölyak hastalığı, buğday, arpa, çavdar ve yulaf gibi tahıllarda bulunan gluten proteininin, genetik yatkınlığı olan bireylerde bağışıklık sistemi tarafından yabancı bir madde olarak algılanıp, ince bağırsakta ömür boyu süren bir otoimmün reaksiyona yol açmasıyla gelişir. Bu durum, bağırsak villüslerinin tahrip olmasına ve besin emiliminin bozulmasına neden olur. Gluten alımı, ince bağırsakta ciddi hasarlara yol açabilir ve tedavi edilmezse uzun vadeli sağlık sorunlarına yol açabilir.
Gluten duyarlılığı, çölyak hastalığına benzer belirtiler gösteren ancak daha hafif seyreden bir durumdur. Bu durum, gluten içeren gıdaların tüketilmesiyle karın ağrısı, gaz, şişkinlik, hazımsızlık, kabızlık, ishal, baş ağrısı, baş dönmesi, denge kaybı, eklem ve kas ağrıları, deri problemleri, yorgunluk, halsizlik, depresyon ve zihin bulanıklığı gibi semptomlara yol açabilir. Gluten duyarlılığı olan kişiler, gluten içeren yiyecekleri tükettiklerinde bu semptomlar ortaya çıkar ve gluten tüketimi kesildiğinde belirtiler hafifler veya kaybolur.
Biorezonans terapisi, çölyak hastalığı ve gluten duyarlılığı tedavisinde destekleyici bir yöntem olarak kullanılabilir. Bu terapiyle, gluten alerjisi tedavi edilebilir, bağırsak florasının sağlıklı hale getirilmesi sağlanabilir ve diğer organlara destek tedavileri yapılabilir. Ancak, genetik bozukluklar biorezonans terapisi ile düzeltilemez. Gluten duyarlılığı olan bireylerde, biorezonans terapisi ile semptomlar hafifletilebilir ve yaşam kalitesi artırılabilir.
